Kayısı, Kayısı Çekirdeği, Kayısı Çekirdeği Yağı

Günlük hayatta da sıkça tüketilen kayısı meyvesi birçok farklı açıdan faydalıdır. Çekirdeği, yağı birçok sorunun giderilmesinde kullanılmaktadır.

Kayısı Hakkında

Yaklaşık 2-10 m uzunluğunda tüysüz ve dikensi bir ağaç olan kayısı ağacı, uzun yapraklı, dişli kenarlı özelliklere sahiptir. Bahar aylarındaki görülen çiçekleri pembe renklidir ve yapraklardan önce meydana gelirler. Meyveleri de tüylü, sarı- turuncu renktedir, eriğe benzer görünümü vardır. Kayısının coğrafik açıdan özelliklerine bakılırsa, çok geniş bir alana yayıldığı görülebilir. Akdeniz’e yakın olan ülkeler başta olmak üzere orta Asya, Amerika, Afrika kıtalarına yayıldığı görülebilir. Ancak dünyadaki kayısı üretiminde Türkiye birinci sırada yer almaktadır. Daha sonra İspanya ve İtalya gibi Akdeniz ülkeleri görülebilir. Türkiye’deki kayısı yoğunluğu açısından da yeni bir sınıflandırma yapılmakta Malatya, Elâzığ, Erzincan, Iğdır- Kars bölgesi, Akdeniz yöresi civarı, Ege Bölgesi ve İç Anadolu Bölgeleri’dir. Bu sayılan üretim bölgeleri içinde Malatya haricinde hepsi sofralık üretim gerçekleştirmektedir. Malatya kayısısı ise ihracat açısından önemli bir yere sahiptir.

Sofralık Kayısı Çeşitleri

Genel bir bilgi olması açısından sofralarda tüketilen kayısı çeşitleri sıralanabilir:

  • Madador
  • Tirintina
  • Septik
  • İtalyan tokalı
  • Karacabey
  • Şekerpare şeklindedir. Bu çeşitlerin her birinin kendine özgü karakteristik yapısı bulunmaktadır. Genellikle sınıflandırmanın yapılışında çıktıkları dönem baz alınmaktadır. Örneğin şekerpare sezon ortası geçtiğinde ürün verir. Diğer yandan septik kayısılar sezon ilk dönemlerinde çıkar.

Kayısı çekirdeği yağı faydaları

Kayısıda Hangi Vitaminler Var?

Vitamin açısından kayısının son derece zengin olduğu görülebilir. B, A, C ve P vitaminleri yönünden bir hayli zengindir. Bol miktarda demir içermekte, kalsiyum, fosfor, manganez, krom, bakır gibi mineraller bakımından da son derece zengindir. Kayısı kuru ya da taze şekilde kullanılabilir.

Kuru ve Taze Kayısının Yararları

Kurutulmuş şekilde tüketmek isteyenler, besin değerinde değişiklik olmadan bunu tüketebilmektedirler. Kurutma işleminde sadece suyu alınmış olur.  Ortalama 5 kilo taze kayısı kurutulmasının akabinde 1 kilo olacaktır. Ancak gram olarak azalsa da birçok kurutulmuş meyveye göre besin diğerinin çok fazla olduğu görülebilir. Karoten yönünün güçlü olduğu yaygın şekidle bilinir. Ayrıca normal kayısıdaki tüm mineraller yine bunda da yer alır. Taze ve kuru kayısının başlıca yararları şunlardır:

  • Kabızlık sorununa iyi gelir. Uzun süreden beri dışkının atılmaması durumunda kayısı kolay tuvalete çıkmayı sağlayacaktır. Bağırsaklardan zor geçen dışkının atılmasını kolaylaştırır. Kötü beslenme alışkanlıkları, bazı ilaçların yan etkisi olarak bu duruma rastlanabilmektedir. Kayısı lifli yapısı sayesinde bağırsakların çalışmasına yardım eder. Özellikle aç karnına birkaç tan yediğinizde ve sonrasında bir bardak su içtiğinizde bir süre sonra değişikliği hissedersiniz. Şayet ilk denemede işe yaramazsa, bu durumda yeniden yapmanız önerilir. Genellikle işe yarar ve kesin sonuç verir.
  • Kemik sağlığı için iyi gelir. Sağlıklı bir kemik gelişimi için vücuttaki vitamin ve mineral yapılarının eksiksiz olması gerekmektedir. Kayısı, bu yönden son derece zengin bir meyvedir v özellikle yaşlanmaya bağlı kemik sorunlarını önlemek için düzenli olarak her gün alınması önerilir. Bağışıklık sisteminin korunmasında da dolaylı da olsa yardımcıdır.
  • Kalp sağlığına iyi gelir. Kalp hastalıklarının görünmesinde oksidatif stres etkilidir. Kayısının içeriğinde ve birçok bitkide güçlü antioksidanlar yer alır. Yani hastalık kaynaklarının yok olmasında, onlarla mücadelede etki göstermektedir. Ayrıca kılcal damarların yapısını koruması adına da bu antioksidanların kritik öneme sahip olduğunu belirtmek gerekiyor.
  • Göz sağlığına iyi gelir. Genel olarak sarı ve turuncu bitkilerin hepsinde karoten yer alır. Bunlar göz sağlığının korunmasında etkilidir. Gözde var olan sorunların giderilmesini sağlamaz, ancak var olan sorunun daha ileriye gitmesini engeller. Tıpkı havuçta olduğu gibi düzenli olarak kayısı alımı da gözlerinizin korunmasına yardımcı olacaktır. Bunun yanında sarı nokta hastalığını da engellediğini akılda tutmakta yarar var.
  • Bronlit ve romatizma gibi iltihaplı hastalıkların giderilmesine yardım eder. İçeriğindeki kateşinler sayesinde kayısının bu hastalıkları önleyici etkisi olduğu söylenebilir.
  • Cilt hastalıklarının giderilmesinde destek verir. Özellikle egzamaya bağlı deri kaşıntısında rahatlatıcı etkisi olduğu bilinmektedir. Ciltteki yağı hızlı biçimde emer ve sorunlara zemin yaratmaz.
  • Soğuk algınlığı ve yüksek ateş sorunlarında kayısı tüketiminin işe yaradığı görülmüştür.
  • Düşük kalori alarak uzun süre tok kalmak için kayısı ideal bir diyet meyvesidir: tanesi 17-20 kalori kadardır. Lif bakımından zengin olması, tatlı yapısı doğal bir enerji kaynağı olarak sporcuların da tercih edeceği türden bir meyvedir.
  • Kayısı ile yapılan cilt maskeleri nem dengesini doğal şekilde korur ve birçok sorunu önler.
  • Kozmetik kullanımı yasak olan ciltler için kayısı sağı kullanılabilir.

Kayısı Çekirdeği

Kayısım çekirdeği, meyvenin kendisi gibi birçok alanda kullanılmaktadır. Kabuk ve içinde ayrıca bademsi bir çekirdek olan bu bölüm oldukça yararlıdır. Kabuk aktif karbon üretimi için metal yüzeyi temizleme işlemlerinde ayrıca alternatif bir enerji kaynağı olarak fırınlarda kullanımı söz konusudur. İçi, kuruyemiş sanayi ve bunun yağının alınması ile de kozmetik ürünlerde çekirdekten yararlanılmaktadır.  Ayrıca kayısı çekirdeğinin bazı kanser tedavisi için geliştirilen ilaçlarda kullanıldığı bilinmektedir

kayısı yağı

Kayısı Yağı ve Faydaları

Birçok farklı alanda kullanımı görülen kayısı yağı, soğuk pres yöntemi ile elde edilmektedir. Bu elde edilen yağ son derece zayıf bir aromaya sahiptir ve açık sarı rengi il görülür. Soğuk pres yöntemi ile alınmasının nedeni, içeriğinde yer alan vitamin, mineral ve diğer yararlı maddelerin bozulmasının önlenmesidir. Kayısı yağı içeriğinde ekstra bir katkı olmayan bitkisel bir yağdır ve cilde doğrudan sürülmemelidir. Sulandırılması, ciltte meydana gelmesi olası sorunları önlemek adına önemlidir. Muhafaza edilirken de mutlaka hava almayan soğuk kaplar içinde bekletilmelidir.  Aksi halde yağın rengi solabilir, aroması acılaşarak ekşiyebilir. Kayısı yağının faydaları konusunda ise şöyle bir sıralama yapılabilir:

  • Hassas ciltler için ideal bakım yağıdır. Cildi tahriş etmez, yatıştırıcı etkisi vardır. Hızlı bir şekilde cilde yayılması, etkisinin çabuk alınmasını sağlar. Özellikle duş sonrasında gözeneklerin en açık olduğu zaman sürülürse, yağ oranını dengeler, elastikiyeti artırır, kırışıklıkları azaltır. Renk tonu farklılıklarını azaltmak için idealdir.
  • Kuru cilt yapısını dengesine kavuşturur. Kuru ciltler dermatolojik sorunlar için zemin yaratır. Bu nedenle etkili bir şekilde nemlendirilmesi gerekir. Kayısı yağı serumu kullanımı ile ihtiyaç olan yağ ve nem oranı ayarlanır. İsteğe göre yüze geç yatmadan önce de sürülebilir.
  • Çocuk ve bebek ciltleri için losyon formunda kullanılabilir. Özellikle kış aylarında çatlakların giderilmesi için etkili bir takviye olacaktır.
  • Sıkılaştırmaya katkı sağlar. İçeriğinde yer alan gama linoleik asit sayesinde kayısı yağı cildin sıkılaşmasında da etkilidir. Yaşlanma etkilerini yavaşlatır, iltihap sorunlarını gidermeye yardımcıdır. Bu sıkılaştırıcı etkisini hızlı emilimi sayesinde yapar. Düzenli olarak masajla uygulanabilir. Yine bu etkinin kendini daha fazla belli etmesi için banyo sonraları tercih edilmelidir.
  • Yüzde cilt tonu farklılıkları ve yaşlanma belirtilerini giderir. Özellikle göz çevresinde oluşan ince çizgilerin giderilmesinde etkilidir. Sağladığı nem ve mineral katkı sayesinde gözeneklerde bakteri birikimini engeller ve akne gibi sorunların da önüne geçer. Ayrıca göz altında oluşan morlukların ve siyah halkaların giderilmesi için de idealdir.

Yan Etkisi Var mı?

Kayısı ve kayısı yağı   normal ve gereken şekilde uygulandığında sorun yaratmaz. Ancak fazla kullanım ve tüketimi birtakım sorunlar oluşabilir. İçeriğindeki bazı maddeler fazla kullanım sonrasında zehirleyici etki yaratabilmektedir.